12/28/2012

Başımı Yastığa Koyduğumda




Zaman zaman neden hayatta olduğunu, neden yaşadığını düşünüyor insan. Neden bu boktan yerde bulunup neden bunca boktan duruma katlandığını. Nerden gelip, nereye gitmesi gerektiğini düşünüyor. Masa başı işte bir ömür boyu göt büyütüp, emekli ikramiyesiyle 3+1 ev alıp torunlarına kestane pişirmek için en güzel yaşlarını sınavlara girerek harcamak mıdır hayat? Yoksa, herşeyi siktir edip yine bir ömür boyu göt büyütüp dünyaya hiçbir şey katamamak mıdır? Yoksa, yoksa günde beş vakit yatıp kalkarak "sikiyim anasını, bu hayat zaten geçici. öbür tarafta kral olucam kral!" umutlarıyla çürütmek midir omur iliğini? Dedim ya, bazen düşünüyor insan. Ve bunları düşündüğünde ne kadar boş bir insan olduğunu anlıyor. Ne yapması gerektiğini bilen insanların asırda bir geldiği bir dünya. Kimse hiçbir şey bilmiyor, kimse hiçbir şey yapmıyor. "Şu sınav geçsin, şu sene bitsin, şu ayı bi' atlatalım, şu okul bitsin her şey çok güzel olacak" umutlarıyla her gün sonra'dan sonra mutlu olmayı bekliyoruz. Ve bunu beklerken ölüyoruz. Ne kadar acı di mi?