1/09/2013

ve Canavar Düşünmeye Başladı

Düşünmeye başlıyorum sanırım. Dünün bugünden farkı nedir? Dün bu kadar sızlatırken ruhumu, bugün beni rahat kılan nedir? Kişiliğim mi? Yoksa ruhumun bu kadar sızlaması bende bağışıklık yarattı da duygularımı mı aldırdım? Yoksa, yoksa unutuyor muyum? Kim bilir.. Unutuyorsam da içimde bir yerlerde unutmamam gerektiğini söyleyen bir şey var, bazı zamanlarda. Ama o zaman, bu zaman değil. Amerikanların bir sözü vardır “not today” söylenişide güzeldir, anlamı da. Tam çatışmaya girmeden önce söylenen bir sözdür. “Ama peter, gidersen ölürsün!” “Not today johnny, not today”. İsimleri ve telafuzu ne kadar iyi seçemesemde böyle birşey işte. Sonuçta bende bi çatışmada değil miyim? Kendimle çatışmıyor muyum? Yoksa çatışan parmaklarımla, beynim mi? Yo, ikiside aynı şeyi söylüyor sanırım. Buna kalbimde dahil olabilirdi, yaşıyor olsaydı. Sonuç şu ki dün beni yerin dibine sokan düşüncelerin bugün doğruluğunu gözlerimle gördüğümde hiçbirşey hissetmedim. Bu acınası bir durum mu? Yoksa yüce bir güç mü? Açık açık yazmicam durumu, hiçbir zaman. En azından bugünlük. Yazarken hep birilerinin okuma ihtimalini düşünüyorum çünkü. Korkuyorumdur belki de bir iki sene sonra yaşadıklarımı başkasının ağzından duyarmışçasına okumaya. Ya da gerçekten birinin okuma ihtimalindendir. Neyse, bugün çok iyiyim ben sayın okuyan. Unutmuş olduğumu iliklerimde hissediyorum. Fakat bunun 24 saat içinde gerçekleşicek bir şey olmadığını da biliyorum. Bu bir başlangıç, sadece başlangıç. En azından içimden geldiği gibi yazabiliyorum. Sevdiğim kadının tahmin ettiğim yolda ilerlediğini görüyorum, ama birşey hissetmiyorum. Onca yazının anlatmak istediği şey bu. Ha, benim yüzümden mi? Hayır. Şuan mantıklı düşünebildiğimden buna karar verebiliyorum. Fakat, 24 saat içinde ne olur ; bilmem. İyi geceler, iyi sabahlar, iyi sabahlamalar, iyi şekerlemeler, iyi akşamlar, iyi yıllar sayın okuyan. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder